Ağacın Yapısı ve Işık Tünelleri

    Türkiye   ▪   Dünya   ▪   Bilim   ▪   Sağlık     Kültür Sanat     Çevre   ▪   Eğitim   ▪   Çocuk      Röportaj      Yaşam   ▪   Astroloji   ▪   Foto   ▪   Video

Anasayfa

Künye

Üyelik

Abonelik

Arşiv

Reklam

Yazarlık

İçerik Politikası

Telif Hakkı

İletişim

İndigo'da Ara

Yazar: İrfan Yurtbahar  | Ekim 2009 

Ağacın Yapısı ve Işık Tünelleri

Yüzyıllardır varlıklarını sürdüren çam ağaçlarının dünyada halen 690 türü mevcuttur. Yaprak döken ağaçların ise 10 bin türü mevcuttur. Kış çavdarının köklerinin toplam uzunluğu verimsiz toprakta 15 km.'yi bulur. Bitkiler, ışıktan sadece enerji kaynağı olarak faydalanmazlar.

Belli bir yönden devamlı esen sert rüzgârlar, ağaçların dallarını yere doğru eğse de, yapılarının esnek oluşu sayesinde bu dallar yeniden eski hâlini alabilirler. Fakat fazla önemli görülmeyen bu olay yaşlı ağaçların köklerinin toprağa bağlantısının zayıflamasına yol açabilir. Köklerin gevşemesi, ağacın gıda sentezinin azaldığı durumlarda da görülebilir.

Yaşlı ağaçlardan meydana gelen bir ormanda kökler, gövdeden iki metre uzağa kadar ilerlemiştir, çınarlarda bu olay kilometrelerce sürer hatta Köklerde gıda maddelerini topraktan alabilen, çeşitli sentez reaksiyonlarının gerçekleştirildiği hücreler vardır. Bunların bir kısmı da gıda deposu olarak da vazife görür.

Yaşlı kökler kâfi miktarda gıda alamazlarsa, odunlaşmaya başlarlar. Ayrıca, ağacın rüzgârdan etki gördüğü oranda, dallarda ve gövdede su-gıda taşıyan borucuklar da kalınlaşarak odun lifleri hâlini alır.

Eğer bir ağacın kökleri toprağın sathına çıkmışsa, bu muhtemelen onun rüzgâra karşı müdafaa mekanizması
dır.

Bir ağacın kök sistemi: 1) Kazık kök, 2) Dengeleyici kök, 3) Ufki iskelet kök, 4) Gelişen kök sonları, 5) Gıda emen kök uçları
işlemesi neticesidir. Fakat bazen de çok sert topraklardaki ağaçların derine inemeyen kökleri yukarıya doğru yönelebilir. Bunlara destek kökler denir. Toprak altındaki köklerin dejenere olduğu durumlarda, bazı ağaçların dalları altından veya gövdesinden de kökler çıkabilir.

Ladin ve benzeri ağaçlar, toprağın hemen altındaki bol gıdalı humus tabakasına kök salarak gıdalarını absorbe ederler. Eğer toprağın üst tabakasındaki humus miktarı kifayetsiz hâle gelirse, ağaç derhal daha derinlere doğru kök salmaya başlar. Dikine büyüyen otların da, gıda bakımından fakir topraklarda, gövdelerine oranla çok uzun kökleri bulunur. Meselâ kış çavdarının köklerinin toplam uzunluğu verimsiz toprakta 15 km.'yi bulur.

Bilindiği gibi ağaç kabuğunun hemen altında kambiyum adı verilen bir hücre kuşağı mevcuttur. Bu kısımda Nisan ayından Eylül'e kadar yeni hücreler oluşturur. Ayrıca, dışa doğru büyüyen kabuk hücreleri de ağacın odun tabakasını korurlar. Fakat en enteresanı kambiyum hücrelerinin, kabuk hücrelerinden on kat daha fazla odun hücresi teşkil etmeleridir. Gelişen hücreler gövdenin iç kesimine doğru yönelerek ağaçtaki yaş halkalarını teşkil ederler. Hücreler gelişmeyi tamamladıktan sonra selüloz yapılarında odunu meydana getirecek lignin depolanır. Lignin maddesi kambiyumda ilk safha olarak vazifelidir. Hücre duvarını üç boyutlu bir ağ gibi saran lignin selülozu örter ve odun teşekkülünde rol oynar.

Özellikle çam ağaçlarının iç yapılarını incelediğimizde ise, bunlarda bulunan hücrelerin, suyu, ışığı iletmek ve odun dokuyu sağlamlaştırmak gibi üç ayrı görevi yürütmekte olduğunu görmekteyiz. Her yaş halkasındaki genç ve eski dokuyu tanımak mümkündür. Güneşli geçen devrelerden sonra hücreler daha da daralarak gelecek senenin yaş halkası meydana getirilmiş olur.

Yüzyıllardır varlıklarını sürdüren çam ağaçlarının dünyada halen 690 türü mevcuttur
. Yaprak döken ağaçların ise 10.000 türü mevcuttur. Bunların çamlardan farklı olarak gıda depolayan, odun dokuyu geliştiren, özel kambiyum hücreleri ve müstakil bir su ve ışık iletme sistemi mevcuttur. Böylece bir ağaçtan alınan gövde kesitinde iletken borular gözle görülebilirken, yaprak dökmeyen ağaçlar ise bulunmaz. Ihlamur gibi gözenekli ağaçlarda bu kısımlar hava ile dolu olduğundan hafiftirler ve kolay yontulurlar. Ihlamur bu sebeple ağaç oymacılığında idealdir.

Bugünkü değişik bölgelerde yaşayan iğne yapraklı ve yaprak döken ağaç çeşitleri eğer suyun az bulunduğu bir yerde iseler de gövdelerin-deki trakeid (su ileten borular) sayısını arttırırlar. Bu durumda ağaçtaki odun dokusu biraz daha yumuşaklaşır. Yine ağaç bir uçurum ya da fırtınalı bir bölgede bulunuyorsa bu defa kambiyum sağlamlaştırıcı hücreleri arttırarak odun dokusunu sertleştirir ve ağaç hayatiyetini sürdürür. Ayrıca köklerinde formik asit salgılayarak kayalarda bile kendilerine yaşam alanı oluşturmak için bir kayayı bile un ufak edip kendine yaşam alanı haline getirir
.

Bitkilerdeki Işık tünelleri

Bitkiler, ışıktan sadece enerji kaynağı olarak faydalanmazlar. Filizlenme, büyüme dönemlerinde ki hareketlerinde ve tomurcuk oluşturma esnasında ışığın hedef tayin edici hususiyetinden de faydalanırlar. Bitkilerin siniri olmadığından toprakaltı haberleşmeyi ışık sağlar. Tohumların dokularında bulunan ışık tünelleri bu iş için hususi şekilde yapılmıştır. Bu ışık tünellerinin en nazik kılcal köklere kadar ışık geçirdikleri tespit edilmiştir. Bu yüzdendir ki bazı bitkiler ısı ve ışığı algılarlar, örneğin günebakanlar Güneşi takip ederler sarmaşıklar yakınlarındaki bir nesneye doğru dalları büyür ve o nesneye ulaştıktan sonra üç dört tur sarınarak gelişimini devam ettirir.



İnsanlar ışık sinyalleri sayesinde çok eski zamanlardan beri haberleşmektedir. Nakil maksadıyla geliştirilen cam lifli kablolar sayesinde ışık dalgalarını çok uzaklara arızasız olarak nakletmek mümkün olmuştur. (Takviye olmaksızın 30 km’ye kadar).

Tohum ve bitki dokularına çok ince hesaplarla yerleştirilen ışık tünellerinin toprak üstü şartlarla bitki kökleri arasındaki haberleşmeyi sağlaması mütehassıslara bu mevzuda yol gösterici bir rol oynamıştır.


Kaynak:

H. Arif Ustaoğlu

T. Hasçelik

 

 

©

Kopyalama Hakkı: İNDİGO DERGİSİ, her türlü yazı, görsel ve içeriğinin kopyalanmasına, yalnızca web adresinin http://www.indigodergisi.com şeklinde kaynak gösterilmesi suretiyle izin vermektedir. | 2005-2010 © İndigo Dergisi | Telif ve Kopyalama Kuralları

| Başka  Paylaş



İrfan Yurtbahar, 1972 Isparta doğumludur. Gazi Üniversitesi’nde  işletme okudu, 14 yıldır Bilim İlaç A.Ş’de uzman tıbbi satış mümessili olarak Hatay ve Mersin’de çalıştı. Şu an halen Manisa’da çalışmaktadır. Detaylı Bilgi


E-posta: iyurtbahar@mynet.com

Web: http://www.akhisarsanat.com


  Yazara Ait Son Yazılar

 

• Yağmur Suyu ve Faydaları

• Bitkiler 4000 Milyon Yıl Önce Oluşmaya Başladı

• Ağaç Okuma Sanatı


galeri: Ağaç Okuma Sanatı


Subscribe  Abone Olun


 

    

Kategoriler:

Hakkında:

Servisler:

Türkiye   ▪   Dünya   ▪   Bilim   ▪   Sağlık     Kültür Sanat     Çevre   ▪   Eğitim   ▪   Çocuk      Röportaj      Yaşam   ▪   Astroloji   ▪   Foto   ▪   Video

Künye  ▪  İletişim  ▪  İçerik Politikası  ▪  Telif ve Kopyalama Hakkı  ▪  Hukuki Şartlar & Gizlilik

Reklam  ▪  Arama Motoru  ▪  Arşiv  ▪  Üyelik

2005 © İndigo Dergisi