|
Yazar:
Efe Elmas
| Sayı
73 | Ekim
2011 |
Salı, 03 Temmuz 2012 16:07
Kutsal Sembollerin İşleyişi II: Oluşturulmuş Bilinçaltı Sembolleri
Kendi Tılsımınızı Nasıl Yaratacaksınız?
Her insan
fark etse de fark etmese de hayatta tekamül eder. Ama ruhsal konularla
ilgilenen bir insanın en büyük avantajı tekamülünü hızlandırabilme
olanağıdır. Bu çalışma bilhassa bilinçaltımız ile evren arasındaki
iletişimi sağlar; bu süreçte ruhsal enerjimiz
artar, aura güçlenir amacımıza göre enerjiyi yönlendirmeyi öğreniriz.
Bu yüzden mistik sembollerle, reikiyle, tai chi
veya çigong gibi enerji yükseltme çalışmalarına ihtiyaç
duyarız.

Daha
önceki yazıda sembolizmin dilini üç ana başlıkta inceleyebileceğimizden
bahsetmiştik. İlk olarak Antik Mu döneminden kalan inisiyatik öğrenim
için aktarılan ezoterik semboller (Bkz.
Kutsal
Sembollerin İşleyişi: Ezoterik Semboller ve İnisiyatik Öğretim), ikinci
olarak bilinçaltı-bilinç ile evren arasındaki (enerjisel) iletişimi
sağlayan sonradan oluşturulan semboller ve evrenin tabiri caizse
programlamasında kodlanmış olan evrensel enerjilere bağlı semboller.
Burada ezoterik semboller dışındaki diğer semboller, enerjisel
çalışmalarda kullanılan mistik sembollerdir.
“Evrensel”
semboller ile “oluşturulmuş” semboller arasında temel farklar vardır.
Öncelikle evrensel semboller evrenin varoluşunda kullanılmış kodlar
gibidir. Her daim vardırlar ve evrene bağlıdırlar. Haliyle bunlar sırlar
içeren enerji anahtarlardır. Oluşturulmuş
semboller ise kişinin veya bir grubun oluşturup, düzenli meditasyonlarla
güçlendirdikleri, bilinçaltı için dizayn edilmiş anahtarlardır. Bu
sembole odaklanıldığında veya bu sembol kullanıldığında, bilinçaltındaki
kodlanmış enerji açığa çıkar. Örneğin parayı sembolize eden bir sembol
oluşturduğunuzu varsayalım. (Diğer bir tabirle tılsım) Bu sembol üzerine
odaklanıp para ve sembol arasında bir bağlantı oluşturduğunuzda, bu
sembolizmin dili bilinçaltınıza kodlanır. Zamanla sembolü sadece
görmeniz (imajine ederek çizmeniz) veya onu bir çalışmada kullanmanız
direk bilinçaltında “paranın geleceği” fikrini uyandırır ve bu enerjisel
niyete odaklanmaya şartlanırsınız. Böylelikle oluşturulan sembolü
kullandığınız anda etrafa ve evrene bereket enerjisi yaymaya
başlarsınız. Bu sayede bilinçaltı, bu sembol aracılığıyla evrene maddi
bereketi arttırma isteği mesajını gönderir.
Bunun yanı
sıra bilinçaltınızdan kopan sembolün taşıdığı “enerji” sizin kendi iç
dünyanızdaki enerjiyle uyumludur. Bu yüzden görsel imajinasyon dışında
bunu bir kağıda çizip yanınızda taşımanızda, kendi enerji alanınızda
rezonans yaratarak, istenen enerjiyi yaymanıza olanak sağlayacaktır.
Tabi ki
sonradan oluşturulan sembolün bilinçaltı ve evren arasında gerekli
bağlantıyı sağlaması uzun süren disiplin gerektirmektedir. Yine de
eskiden beri kullanılagelen bazı sembol (tılsım) oluşturma yöntemleri
vardır.
Sembolün İşleyişinde Bilinçaltının Önemi
Bazı
Jung’cı felsefeler tüm spiritüel deneyimleri bilinçaltına yorar. Ama
burada tam olarak buna katılmamız mümkün değildir. Bilinçaltı, ruhsal
gelişim açısından önemli bir araç olmasına rağmen spiritüel büyümede
zamanla bilinçaltı devre dışı kalır. Başlarda bilinçaltına ulaşmak için
yapılan çalışmalara, evrenle iletişimi daha kolay sağlamak ve
bilinçaltını arındırarak bilinci daha özgür kılmak için yoğunluk
verilir.

Ama
bilinçaltı sadece beyin ile ruh arasındaki bir iletişim noktasıdır.
Evrensel düzey bilinçaltımızdan bağımsızdır. Daha yüksek titreşimli
bedensiz formlarla iletişime geçtiğinizde (bilgeler, melekler, erenler
veya eskiler bu formlara tanrılar tanrıçalar demişlerdir), bu formların
sizin bilinçaltınızdaki terimleri kullandığını fark edersiniz.
Karşınızda, ruhsal olarak farklı bir enerji boyutunda var olduğuna emin
olduğunuz kozmik bir varlık olduğunu bilirsiniz, ama o sizinle iletişime
geçmek için tabiri caizse sizin işletim sisteminizi kullanır. Yani
bilinçaltınızı… Eğer bilinçaltınızda var olmayan bir gerçekliği
kelimelerle anlatmaya çalışırsa bu sizin tarafınızdan zaten
“duyulamayacaktır”. Bu noktada özdeki realite bilgisini size aktarmak
için bu yüksek titreşimli bilge varlıklar, bilgiyi ruha fısıldar. Bu
fısıldama kendini görsel imajlar şeklinde gösterir ve kısa bir süre
sonra bilinçaltının evreni genişleyerek, bu bilgiyi de hazmedecek hale
gelir. Aynı midenin büyümesi gibi, bilinçaltındaki bilgi haznesi de bu
şekilde tabiri caizse görsel eğitimlerle esner. Bilge varlıkların
yardımı olmaksızın bu esneme, işte bahsettiğimiz “oluşturulmuş”
sembollerle gerçekleştirilir. En nihayetinde sizin bilinçaltı
kelimelerinizle tekrar olayı özetleyerek bu bilgeliği idrak etmenizi
sağlar. Buna da spiritüalizmde farkındalığın gelişmesi deriz. Yani bir
şeyi “fark edebilme” yetisi…
Burada
bilinçaltı sadece bir araçtır. Beyin ve ruh arasında bir iletişim olması
bedensel olarak şarttır. Bu noktada bilinçaltı devreye girerek ruhun
tesirlerinin bilinçli düşünceye aktarılmasını sağlar. Aynı şekilde
bilinçte bilinçaltını etkiler (Böylelikle bilincin tesirlerini ruhunuzun
tesirlerine aktarabilirsiniz) Ruh ve bilinç arasındaki iletişim
güçlendikçe bilinçaltı faktörü ortadan kalkmaya başlar. Bilinçaltı
faktörü tamamen ortadan kalktığında artık bilinciniz tamamen ruhun
tesiri altına girer, ki buna “aydınlanma” denir. Aynı şey bilinçaltından
evrene sinyal gönderme içinde geçerlidir. Burada da bilinçaltına
yüklenen semboller kullanılarak evrenle iletişim sağlanır ve bu da
enerjileri tezahür ettirme olanağı sağlar.
Bilinçaltına bu sembolizmi bilinç ile yükleriz ve böylece
bilinç-bilinçaltı-sembol arasında ciddi bir enerji ağı oluşur.
Pavlov’un
Köpeği
Bu
bahsettiğimiz sembollerin kullanımına dair işleyişi anlamak için meşhur
deneylerden biri olan Pavlov’un Köpeği deneyini inceleyebiliriz. Bu
çalışma bize bilinçaltının etkisini fiziksel düzeyde çok güzel açıklar.
Deneyi incelerken aynı prensiplerin enerjisel bazda da var olduğunu
unutmamamız önemlidir. Bu sayede aslında bilinçaltı sembollerin
işleyişini daha iyi kavrayabiliriz.
İvan
Pavlov, 1849 yılında doğmuş ve 1936 yılında vefat etmiş önemli bir bilim
adamıdır. Fizyolog, psikolog ve hekim olması, deneylerini çoklu bir
bakış açısıyla yorumlamasını sağlamıştır. Meşhur deneyini köpekler
üzerinde yapmıştır. Pavlov’un yaptığı bu deneylere “klasik koşullanma”
adı verilir. Köpeklerin, öncelikle zil çalarak tepkilerini ölçer. İlk
olarak köpeklerin bu zil sesine tepki vermediklerini not eder. Ardından
köpeklere et verir ve bu eti verdiği sırada zil çalar. Bunu çeşitli
şekillerde tekrarlar. Her et verdiğinde zili çalarak, köpeğin
bilinçaltında bir “koşullanma” meydana getirir. Yeterli deney süresi
sonunda, köpeğe et vermeksizin zili çaldığında köpekteki hormonların
kendiliğinden çalıştığını ve sanki et gelecekmiş gibi salyalarının
aktığını görür. Yani köpek üzerinde şartlı bir refleks oluşturmuştur.
Burada refleks, yemek yeme isteği ve buna bağlı olarak salya salınımı,
şartlandırılan olgu ise zil sesidir. Zil sesi duyulduğu anda bilinçaltı
koşullanmadan dolayı yemek geleceği yanılgısına düşer ve buna bağlı
olarak bedensel hormonlar aktif hale gelerek köpeğin salyasının akmasına
neden olur.
Sonradan
oluşturulan sembollerde de benzer bir mantık vardır. Ama bizim burada
şartlandırarak harekete geçirdiğimiz refleksler, hormonsal ve fiziksel
düzeyde değil, zihinsel ve ruhsal düzeydedir. Bu şartlandırmayı da ses
veya hareketle değil görsel imajla yapmaktayız.
Kendi tılsımınızı nasıl
yaratacaksınız?
Arapçada
tılsım, literatürde talisman veya sigil (mühür) denen sembollerin
oluşturulmasına dair birçok yöntem vardır. Genel anlamda bunlar önceden
var olan sırlı tılsımlar (sembolik dilleri evrensel olan, çözülemeyen
ama işe yararlılığı olan semboller) ve sonradan oluşturulan
tılsımlardır.

Bizim
incelediğimiz sonradan oluşturulan sembolik tılsımların yapımı da
bilinçaltı ve sembolizm ile iç içedir. Burada üç tür tılsım (sembol)
yapımından bahsedeceğim. Bunlar sizin oluşturduğunuz ve enerji
yükleyerek bilinçaltınızla evren arasında iletişim kurmanızı sağlayacak
dillerdir. Evrenin dili sembolizmden çok iyi anlar çünkü bizler sembolik
dili evrene aktarma konusunda daha başarılıyızdır. Bu süreç üç aşamadan
oluşur. Doğru ismi ve kelimeyi bulma, tılsımı oluşturma ve tılsımı
kutsama…
İlk yöntem
en eski tılsım yapma yöntemlerinden biridir. Kelime yazılır, tekrarlayan
harfler veya isteğe göre bazı harfler çıkarılır. Ardından
birleştirilerek ve düzenlenerek isteğe göre bir tılsım yapılır. İkinci
yöntem ise gül-haç kardeşliğinin ve bazı batı tarzı majiyle uğraşan
kardeşliklerin kullandığı kabalistik yöntemdir. İkinci yöntemde bir
diyagram kullanılır. Bu diyagram üzerinden kelime yazılarak işaretlenir
böylece tılsım çıkarılmış olur. Bunlara daha çok sigil (mühür) denir.
Çünkü birinci yöntem ile ikinci yöntem arasında temel bir fark vardır.
Birinci
yöntemde herhangi bir dileğinizi, isteğinizi bir cümlede özetleyerek
ortaya bir sembol çıkartırsınız. İkincisinde ise bir ismi sembol olarak
çıkartıp onu, o ismin mührü olarak varsayarsınız.
İkinci
kabalistik yöntem vakti zamanında daha çok Allah’ın İbranice adlarının
ve çeşitli meleklerin mühürlerini oluşturmak için kullanılmıştır. Aynı
diyagrama benzer çalışmalar Havassta (İslam mistizmi ve dua-enerji
ilimi) da geçmektedir. Haliyle sadece kabalist çalışma yapanlar
tarafından değil birçok enerji çalışması yapan insan tarafından da
kullanılagelen bir yöntem olmuştur. Sigil yaratırken aynı zamanda kendi
isminiz içinde bir sigil oluşturabilirsiniz. Veya burada seçtiğiniz özel
bir kelimenin mesela “bilgelik” kelimesinin, bir sigilini
yapabilirsiniz.
Üçüncü
yöntem ise batıda “sihirli kare” olarak isimlendirilir. Havassta ise
vefk ilmi denir. Bu özellikle kabalada ve havassta bolca geçmektedir.
Yöntemde kelimenin sayısal karşılığı bulunur. Karşılık havassta ebced
değerleri ile hesaplanır. Ebced ilmine göre her Arapça harfin bir
rakamsal karşılığı vardır. İsimlerin harflerinin rakamsal
karşılıklarının toplanması, isminizin ebced değerini verir. Daha sonra
bu sayıdan üretilen karede, sağdan sola, yukarıdan aşağıya ve çapraz
olarak sayıların toplamı, sizin hesapladığınız ebced değerini verir.
Birinci Yöntem: Cümleden Tılsım
(Sembol) Oluşturulması
1-
Öncelikle kelimeyi yazın.
2-
Tekrarlayan harfleri çıkarın, anlamını bozmayacak şekilde sesli harfleri
eksiltin.
3-
Harfleri birer şekil olarak görün ve bundan içinizden geldiği gibi bir
tılsım oluşturun.
4- Bu
tılsımı tek çizimlik hale getirin.
5-
Tılsımınızı tamamlayın.
Bunu
örnekle açıklamak daha rahat olacaktır (Örnek yabancı bir kaynaktan
alınmıştır);
“I will see a woman with pink
hair” (Pembe saçlı bir kadın görmek istiyorum) cümlesinin tılsımını
çıkaracaksınız. Öncelikle bu örnekte kişi tekrarlayan ve sesli harfleri
atmış. Bu sizin tercihinize kalmış bir durumdur, normalde birkaç sesli
harf kalabilir. Bunları atınca elimizde şu harfler kalıyor:
W L S M N T H P K R

Bu şekilde
devam ettirilerek tılsım sadeleştirebilir. Bir de Türkçe bir örneği adım
adım vermek gerekirse:

İkinci Yöntem: Kelimeden-İsimden
Sigil Oluşturulması
Sigil
oluşturma yöntemi kabalistik çalışmalarda sephirot denen kürelere
zihinsel seyahat yapmak için, ilahi isimlerin enerjilerini çekmek veya
melekleri davet etmek için çok kullanılırdı. Bu yöntemle üretilen
sigiller rüyalarda mesajlar almak, melek meditasyonlarında, enerji
çalışmalarında veya astral denemelerinde kullanılabilmektedir. Mesela
Malkuth, yaşam ağacında (evrenin kozmik diyagramı) bulunan kürenin
isimlerinden biridir. (Sephirot küreler demektir. Kabalizme göre evrenin
10 boyutu vardır. Her bir boyutu küre olarak tasvir etmişlerdir.) Bu
kürenin sigili çıkarılarak o küreye seyahat yapılabileceği
düşünülmektedir.
Bu sigil
yöntemi hermetik çalışma disiplinin önemli bir kısmını oluşturur. Yöntem
oldukça basittir.
1-
Aşağıdaki diyagramın bir çıktısını alın. Üzerine bir kağıt yerleştirin.
(Ya da paintte açın)
2-
Kelimenin ilk harfi üzerinden hareket ederek dik bir şekilde ikinci
harfe düz çizgi çizin. (Paintte yapacaksanız çizgi butonu ile rahatça
çizebilirsiniz).
3- İkinci
harften üçüncü harfe de düz bir çizgi çizin. Tek tek bu çizgiyi son
harfe kadar devam ettirin.
4- İlk
harfe başladığınız yere bir yuvarlak, son harfte biten noktaya da bir
çizgi çizin. Daire başladığınız noktayı, çizgi bitirdiğiniz noktayı
temsil eder. Böylece sigiliniz hazır. Aşağıda çizime dair bazı örnekleri
inceleyebilrsiniz:
|

İngilizce |

İbranice |
 |
 |
|
Malkuth'un sigili |
Yukarıdaki
İngilizce ya da İbranice diyagramı kullanabilirsiniz. Metatron,
başmeleklerden biridir. Elohim ise İbrani dilince Allah’ın isimlerinden
biridir. İngilizce Happy (Mutlu) ve Friendship (arkadaşlık) kelimelerini
incelersek şöyle:
 |
 |
|
Arkadaşlık
(friendship) sigili
|
 |
 |
|
Mutlu (happy)
sigili
|
Happy
okunurken “a” daha çok “ae” olarak telaffuz edildiği için “A(E)”
bölümüne gidilmiştir. Buna nazaran daha tok bir a okunsaydı A,O kısmına
gidecekti. (Bu diyagram İngilizce telaffuz baz alınarak yapılmıştır) Efe
Elmas isminin sigilini çıkarmak istersek, şöyle bir yol izleyeceğiz:
|
 |
|
Efe Elmas sigili |
Üçüncü Yöntem: Sihirli Kare
Sihirli
kare genel anlamda çeşitli bölümlere ayrılmış bir kareden oluşur. Bu
karedeki hanelerin soldan sağa, yukarıdan aşağı ve tam çapraz toplamları
aynı sayıyı verir. Perslerde, Hindularda, kabalada, Araplarda ve
havassta bolca sihirli karelere denk gelebilirsiniz. Eski korunma
tılsımlarından, şifalı muskalara kadar birçoğu sihirli kare yöntemiyle
oluşturulmuştur.
Sihirli
kare yaparken genel olarak yine bir cümle veya iki kelime birleştirilir.
Mesela havassta genellikle isminizin ebced değeri ile Allah’ın 99
isminden birinin ebced değeri (Sayısal değeri) toplanır ve çıkan son
sayısal değer sihirli kareye dönüştürülür. Daha sonra sihirli karedeki
sayıların yerine Arapça harf karşılıkları yazılarak tılsım oluşturulur.
Ardından tılsım üçgen şeklinde katlanarak balmumuna batırılır ve deriye
sarılarak muska oluşturulur. Bu sırada muska o ebced değeri hesaplanan
esmaül hüsnanın zikri ile enerji yüklenir. Böylelikle vefk ilmine göre
muska hazırlanmış olur. İslami havassta buna vefk ilmi denir. Apayrı bir
ilimdir ve tütsüsünden gezegen saatlerine ve ay menazillerine kadar her
şey tüm detayıyla hesaplanır. Kısacası oldukça derin ve sırlı bir
ilimdir. Bunun bir benzerini de kabalada görürüz.
Batıda ise
sihirli kare bu kadar detaylı bir şekilde incelenmez. Genelde İbranice
veya Arapça ebced (sayısal) değerler yerine kullanılan Latin alfabesinde
A’ya 1 sayısı verilerek sırayla harfler numaralandırılır. En nihayetinde
isimdeki harflerin sayısal karşılıkları ve istenilen kelimenin de benzer
sayısal değeri toplanarak, sihirli kare oluşturulur. Batıda uygulanan
yöntem havas veya kabalada uygulanan yöntemin çok daha modern ve
basitleştirilmiş halidir. Tek tek gezegen saatleri yerine gezegen
günleri hesaplanır.
Sihirli Kare Yapımı
Ben burada
4lü basit sihirli kare yapımını anlatacağım. Detayını öğrenmek
isteyenler havass dalını araştırarak ve Bülent Kısa’nın Havassın
Derinlikleri kitabını edinerek inceleyebilirler.
1-Öncelikle
isminizin Latin harflerine denk gelecek şekilde sayısal değerlerini
bulun. Mesela Efe isminden örnek vermek gerekirse;
A:1 B:2
C:3 Ç:4 D:5 E:6 F:7 …. Şeklinde gitmektedir.
E= 6 ve
F=7 ise; E+F+E = 6+7+6 = 19 etmektedir.
Örnek
olarak kendime şifa çalışması yapacağım sırada tesiri arttıracak bir
sihirli kare yapmak istedim. İsimle “Şifa” kelimesinin sayısal değerini
toplamam gerekiyor. (“Efe şifalanıyor.” Diye bir cümleyi de
hesaplayabiliriz. Ama genelde isim ve kelime kombinasyonu
kullanılmaktadır.)
Ş+İ+F+A =
23+12+7+1 = 43
Şimdi Efe
ve Şifa kelimelerinin sayısal değerini topluyorum; 19+43 = 62
62
benim son elde ettiğim sayı, bunu sihirli kareye dönüştüreceğim.
2-
En çok kullanılanı 4x4 olduğu için dörtlük kare üzerinden anlamak daha
önemli. Karelere sayıların yerleştirilmesi belli bir sırayla olur.
Sırasıyla karelere yandaki gibi yazılacaktır.
----------------------►
3-
Şimdi hesapladığımız sayıdan 30 çıkarıp 4’e bölelim. Çıkan sonucu bir
arttırarak sıraya göre kareye yerleştireceğiz
62-30=32 32/4=8
8 sayısını
yukarıdaki karedeki ilk sıraya yerleştiriyoruz. Sonra sırasıyla bir sayı
arttırarak karelere yerleştiriyoruz:

4-
sayınız tam olarak dörde bölünmezse ve artık sayı kalırsa;
1 kalırsa;
13. Haneye
2 kalırsa;
9. Haneye
3 kalırsa;
5. Haneye 1 adet fazla yazılır. Örneğin 4 yazılacaksa gerekli haneye 5
yazılır ve daha sonra hane geçildikten sonra normal artırım yapılır.
Örneklemek
gerekirse;
Sayımız 65
olsun; 65-30 = 35 Ardından 35 /4 bölümünden artık sayı “3” kalıyor.
Öyleyse aynı işlemi yapacağız (8 yazacağız) ama beşinci haneye bir fazla
yazacağız. Sonra yine bir arttırarak devam edeceğiz.

Batıda
genelde kareler bu şekilde sayılarla bırakılır. Havass hesaplamalarında
daha sonra bu sayılar Arapçaya çevrilir. Mesela 62 karesindeki 15
sayısını ayrıştırırsak; 10+5’ten oluşmaktadır. Öyleyse 10’a tekabül eden
elif ve 5’e tekabül eden he kelimeleri yan yana yazılarak, ilk kare
harfe çevrilir. Batıda ise bazen theban, enochian vb. gibi mistik
harflere sayılar çevrilebilmektedir.
Dördüncü Yöntem: Serbest Sembolün Oluşturulması
Aslında bu
bir yöntem sayılmaz. Yukarıda eskiden kullanılan kalıplar üzerinden
semboller oluşturduk. Bunların yanı sıra aslında en çok kullanılan
yöntem zihni serbest bırakarak istediğiniz şekilde sembol çizmenizdir.
Bir mum yakın, güzel bir tütsü eşliğinde hafif bir meditasyon yapın.
Ardından kalemi elinize alın gözlerinizi kapatın ve akışa bırakın.
Gözünüzün önüne gelen veya eliniz istediği şekilde bir sembol çizsin.
Burada muhtemelen yeterli meditatif konumu sağlarsanız bilinçaltınız
otomatik olarak bir sembol çizdirecektir.
Bunun yanı
sıra bir diğer yöntemde yine meditatif konuma geçip rastgele kâğıda bir
şeyler karalamaktır. (Aynı çocukken yaptığımız gibi) Bu karalama
sonucunda, o çizgi kalabalığına odaklanın ve içerisinde bir sembol
görmeye odaklanın. Bilinçaltınız o karmaşa içerisinden bir şekli
ayıracaktır. Onun üstünden geçin ve böylece kendi sembolünüzü yaratmış
olacaksınız.
Esasında
mistik yolda ilerleyenler derin meditatif konumlarda çeşitli semboller
görebilirler. Bunlar yuvarlaklardan, üçgenlerden veya çeşitli
şekillerden oluşur. Görülenler evrensel semboller olabileceği gibi
genelde bilinçaltı sembolleridir. Bu sembollerin enerjisel işlevi sadece
o kişi için geçerlidir. O kişi dışında başka kimsede işe yararlılığı
yoktur çünkü kişinin bilinçaltından, meditasyon sırasında akan
sembollerden biridir.
Sembolün
çizimi
Sembollerin çeşitli kullanım şekilleri vardır. Ya elle havaya çizilerek
ya da zihnen odaklanılarak kullanılır. Bu kullanım şekli en basit
kullanım alanlarından biridir. Diğer bir yöntem ise kâğıda çizilmesidir.
Burada papirüs gibi doğal bir kâğıt veya kraft kağıdı gibi dayanıklı bir
kağıt cinsi kullanabilirsiniz. Kâğıda eskiden safran, misk ve mür gibi
maddelerden oluşan mürekkeplerle çizilirdi. Safran ile elde edilen
mürekkep dışında meşe ağacının yaprağından yapılan mürekkeplerde
mevcuttur. Bu mürekkepleri yapmak uğraştırıcı geliyorsa herhangi bir
mürekkep kullanabilirsiniz. Bazı kimseler kurşun kalemle çizmenin
(kurşunun doğal olmasından dolayı) daha iyi olduğunu düşünürler.
Elle
havaya çizme ve kâğıda aktarma dışında bir diğer yöntem ise metal
üzerine kazıma yöntemidir. Özellikle eskiden gümüş ve altın metalleri,
enerjiyi en iyi taşıyan metaller olduğu için tercih edilirdi. Bunun
dışında, kare bir kaba kurşunu eritip döktükten sonra üzerine kazımakta,
hem daha ucuz hem daha basit olduğu için kullanılan yöntemlerden
biriydi. Daha eski geleneklerde ise taşlara veya ağaç kabuklarına,
tahtalara kazımayı görüyoruz.
Sembolü
nasıl kullanmak istediğiniz sizin tercihinizdir. Burada mesela bir melek
sigili çıkarıp kolye olarak takabilirsiniz. Veya kâğıda dilek için ilk
yöntemle sembolü çizip, cüzdanınızda taşıyabilirsiniz. Hatta dövmesini
bile yaptırabilirsiniz.
Sembolün (Tılsımın) Yüklenmesi ve Kutsanması
Burada
sembolü oluşturmanız enerjisel olarak kullanırlılığı için yeterli
değildir. Aynı zamanda ona enerji yüklemeli ve onu kutsamalısınız.
Kutsama ile yükleme arasında temel fark vardır. Enerji yükleme, herhangi
odaklanılmış Spiritüel enerjinin o nesneye hapsedilmesidir. Kutsama ise,
Spiritüel olarak onun ne niyetle yapıldığının onaylanmasını kapsar.
Kutsamada genelde elementler kullanılır.
Sembolün Elementlerle Kutsanması
Sembolünüzü bir kâğıda çizdiyseniz veya metale yüklediyseniz bu aşama
önemlidir. Mümkünse bir çalışmayı doğada, mümkün değilse evinizde en çok
meditasyon yaptığınız odada gerçekleştirin. Küçük bir sunak oluşturun.
Kuzey tarafına toprağı sembolize edecek bir nesne (Mesela doğal kristal
ya da bir taş, doğadaysanız toprak yığını), doğuya havayı sembolize
edecek (kuş tüyü, tütsü), güneye ateşi sembolize edecek (mum), batıya
ise suyu sembolize edecek (kadeh, deniz kabuğu veya bir kapta su)
nesneleri koyun. Benim burada önerim, kuzeye taş, doğuya tütsü, güneye
mum ve batıya bir kap su koymanızdır.
Bu
maddeleri koyduktan sonra bunların ortasına sembolünüzü alın. Zihninden
saat yönünde mavi renkli bir enerjiyle çember oluşturun. Siz ve maddeler
çemberin içinde kalacak. Çemberi oluşturduktan sonra ellerinizi havaya
kaldırın ve mavi pırıltılı bir enerjinin yarattığınız çemberden alanın
içine dolduğunu hissetin. Bu size huzur verecek bir enerjidir. Burada
amaç bir enerji alanı oluşturmaktır.
Şimdi
yavaşça kuzeye dönün toprak elementini çağırın ve kahverengi bir
enerjinin çemberin kuzeyine geldiğini imgeleyin. Ardından doğuya dönün
(İlerleyiş saat yönünde) hava elementini çağırın rüzgârların estiğini
hissedin ve sarı renkli bir enerjinin doğudan geldiğini imgeleyin.
Güneye dönün ve ateş elementini çağırın derin alevleri ve sıcaklığı
hissedin. Kırmızı renkli bir enerjinin güneyden geldiğini imgeleyin.
Ardından batıya dönün ve su elementini çağırın suyun ferahlığını
imgeleyin ve mavi bir enerjinin batıdan geldiğini imgeleyin.
Elementlerden çemberi tamamlamalarını isteyin. Böylece bütün enerjiler
birleşerek saat yönünde dönmeye başlasınlar. Bu hissiyatı özümseyene
kadar devam edin.
Sembolünüzü alın ve önce kuzeydeki taşa getirin “Toprak elementi,
toprağın yaşam gücü ve bereketi lütfen sembolümü kutsa” deyin. Ve
kahverengi enerjinin sembole aktığını imgeleyin. Ardından sembolünüzü
tütsüye getirin ve biraz tütsülerken “Hava elementi, havanın bilgeliği
lütfen sembolümü kutsa” deyin. Sarı bir enerjiyle tütsünün dumanıyla,
enerji dolduğunu imgeleyin. Ardından mum alevine getirin ve biraz alevin
üzerinde tutun ve “ateş elementi, ateşin aşkı ve engin duyguları lütfen
sembolümü kutsa” diyerek ateşle birlikte kırmızı renkli bir enerjinin
sembolünüze dolduğunu imgeleyin. Son olarak batıya koyduğunuz suya dönün
ve “Su elementi, suyun şifası ve akışkanlığı lütfen sembolümü kutsa”
diyerek hafif su serpin, suyun mavi enerjisiyle dolduğunu imgeleyin.
Buraya
kadar elementlerle sembolü kutsamış oluyorsunuz. Elementleri
kullanmamızın sebebi, Dünya’nın döngüsünde dört elementin var olması ve
bu dört elementin beşinci element olan ruh enerjisini tamamlamasıdır. En
eski geleneklerden günümüze kadar elementler üzerine meditasyonlar ve
çalışmalar yapıla gelmiştir. Özellikle bu tür bilinçaltı sembolleri
oluşturulurken elementlerin bilincinden yararlanmak önemlidir.
Sembolün Yüklenmesi
Elementlerle kutsadıktan sonra, ellerinizi havaya kaldırın. Taç
çakranızdan içeri altın parıltılarla kaplı beyaz bir ışığın girdiğini
imgeleyin. Işığı, taç çakranızdan alın çakranıza oradan kalp çakranıza
doğru indirin. Sonra tüm enerjiyi kollarınızdan ellerinize doğru
aktarın. Şimdi elleriniz altın parıltılı beyaz bir ışıkla parlıyor.
Yavaşça
parmaklarınızla sembole dokunun ve tüm bu ışığın sembole dolduğunu
imgeleyin. Artık kâğıdınız bu enerjiyle parlıyor. Şimdi kağıdı elinize
alıp sembole odaklanarak meditasyon yapın.
Eğer
kağıda veya metale çizmediyseniz sadece zihinsel olarak kullanacaksanız
en az 7 en fazla 21 gün o sembol üzerine meditasyon yapmalısınız. O
sembole ve niyete odaklanarak sembole enerji yüklemesi yapmalısınız.
Niçin “Oluşturulmuş” Sembolleri Kullanıyoruz?
Her insan
fark etse de fark etmese de hayatta tekamül eder. Ama ruhsal konularla
ilgilenen bir insanın en büyük avantajı tekamülünü hızlandırabilme
olanağıdır. Bu amaçla meditasyon, mantra, reiki gibi çeşitli enerji
disiplinleriyle Spiritüel enerjisini de arttırmaya çalışır. Haliyle
sadece felsefe yaparak veya kitap okuyarak tekamülü ve Spiritüel
enerjimizi yükseltemeyiz. Düzenli olarak meditasyon ve buna benzer
çeşitli çalışmalar yaparak maneviyatımızı, evrenle olan irtibatımızı
güçlendirmek zorundayızdır.
Bu çalışma
bilhassa bilinçaltımız ile evren arasındaki iletişimi sağlar bu süreçte
ruhsal enerjimiz artar, aura güçlenir amacımıza göre enerjiyi
yönlendirmeyi öğreniriz. Yeteri derecede enerjiyi yönlendirmeyi
öğrendiğimizde enerjilerin işleyişi dolayısıyla evrenin işleyişi
hakkında bilgi alırız. Bu pratiklerde tekamülümüzü hızlandıran önemli
etkinlerdir.
İşte bu
yüzden bu tür mistik sembollerle, reikiyle, tai chi veya çigong gibi
enerji yükseltme çalışmalarıyla içli dışlı olmamız şarttır. Enerji
ilminde derinleşmek Spiritüel yükselişte önemli bir aşamadır. Böylece
asıl ruhsal görevimizi hatırlamamızı da sağlar.
Düzenli
enerji çalışmaları, düzenli bir Spiritüel yükselişi beraberinde getirir.
Bu da tekamülümüzü desteklemekle kalmaz aynı zamanda ilahi ışığı
enerjisel anlamda etrafa yaymamızı kolaylaştırır. Bu ışığı güçlendirir.
Ruhun bilgeliğini öğrenmemizi ve bu bilgeliği bütünün hayrına kullanma
sanatını idrak etmemizi sağlar.
Kaynaklar:
Hermes
Trismegistus – Tom Deliso (Rose Cross Sigil Creator)
Havassın
Derinlikleri – Bülent Kısa
Modern
Magick- Donald Michael Kraig
Practical
Sigil Magic – Frater U.D.
The Complete
Golden Dawn System of Magic – Israel Regardie
INDIGO
©
2005-2011 |
http://indigodergisi.com
Telif
ve kopyalama:
Bu
içerik,
sayfa linki
ve yazar ismi 'kaynak gösterilmek' suretiyle
yayımlandığı
tarihten '1 ay sonra' başka mecralarda kullanılabilir.
Ticari alıntılar için tarafımızdan izin
alınması yasal zorunluluktur.
Sayfa
linki içermeyen alıntılar veya bozuk (kırık)
linkler, telif ve kopyalama
kuralı
ihlaline neden olmaktadır.
Emeğe saygı amacıyla yazının bütünü kopyalamak yerine
yazı linkinin, Facebook gibi sosyal medya alanlarında paylaşılmasını
rica ediyoruz.
Telif ve Kopyalama Kuralları
|
İletişim: indigo@indigodergisi.com |