Türkiye   ▪   Dünya   ▪   Bilim   ▪   Sağlık     Kültür Sanat     Çevre   ▪   Eğitim   ▪   Çocuk      Röportaj      Yaşam   ▪   Astroloji   ▪   Foto   ▪   Video

Anasayfa

Künye

İnteraktif

Arşiv

Reklam

Yazarlık

İçerik Politikası

Telif Hakkı

İletişim

İndigo'da Ara

Haber: Burçin İvren

Berna Özcan Demir İle

Reiki’ye Kuantumsal Bir Bakış

“Reiki , bazı doğu teknikleri ve kuantum zihin teknikleri ile ilgileniyorum. Ancak bunu yaparken kendi dini ve kültürel inançlarımı da korumayı ve ilgilendiğim konularla ilgili araştırmalar yapmayı seviyorum”

Röportaj: Burçin İvren


 

Reiki’nin insanda ve evrende bütünsel olarak çalışma mekanizması nedir?

Reiki’nin nasıl çalıştığı ile ilgili çeşitli görüşler vardır. Bunlardan en bilinen iki tanesi şudur.

•  Reiki iyileştirmez, beden kendisini iyileştirir

•  İnsan beyni çeşitli frekanslarda dalgalar yaymaktadır.

Beta, Alfa, Teta, Delta ve Gama.

BETA: 13 ve 30 Hz arasında değişen frekansı vardır. Beta, beynin uyanıkken yayınladığı dalga boyudur. Aktif düşünme eyleminde, konsantre olma durumunda, günlük problemleri çözebilmek için düşünürken beynimiz beta ritminde dalga yayını yapar. Özellikle stres durumunda çok görülen bir dalga boyudur.

ALFA: 7.5(8)-12 Hz arasında değişen frekansı vardır. Rahat ve sakin olduğumuz anlarda beynimiz alfa ritminde dalgalar yayınlar. Bu ritimde kişinin bilinci yerindedir ve farkındalığı yüksektir ancak tamamen gevşemiş ve rahatlamış bir durumdadır. Alfa ritminde kişi kolaylıkla sorunlarını çözebilir, sakinlik ve huzur duygularını deneyimler. Alfa ritminde performansın arttığını, stresin bittiğini ve kişinin işlerini tamamlamada çok daha başarılı olduğunu biliyoruz.  

“Alfa bandında bulunan 7.8 Hz frekansı Shumann Resonans Frekansı olarak da bilinir. Bu frekans, dünyanın manyetik alanının, rezonans frekansıdır.”

Bu frekans kişinin kendisini çok rahat hissetmesini ve bedendeki iyileşme sürecini ortaya çıkartan, kişiyi canlandıran, dinlendiren, iyileştiren frekans olarak da kabul edilir.

TETA: Teta Dalgasının 4 ile 8 Hz arasında değişen frekansı vardır. Teta; yaratıcılık, derin meditasyon, bilinç dışı durumlar ile ilgilidir. Tam uykuya daldığımız anlarda beynimiz teta dalgası yayını yapmaktadır. 0 - 4 Hz frekansları aralığında değişmektedir.  

Genellikle uyku durumunda ve nadir olarak görülen çok derin meditasyon halinde oluşan bir dalda boyudur. 0 hz ve üzeri frekans aralığındaki dalgalardır. Yüksek düzeyde düşünme ve algılama bu frekans ile ilgilidir.

İşte ilk görüş, reikinin uygulandığı süre içinde kişinin beyin dalgalarını uzun süre alfa durumunda tuttuğunu ve reikinin değil, bu durumda kişinin kendi bedeninin kendisini iyileştirdiğini söyler. Bu düşünce son derece mantıklı görünmektedir.

İkinci görüş te yine bilimsel bir çalışmadan temelini almaktadır. İki bilim adamı Gary Schwartz ve Melinda Connor bu konuda ilginç bir araştırma yapmışlardır.  

Bir süper iletken kuantum müdahale cihazı ile (SQUID) bir grup reiki uygulayıcısı üzerinde bir deney yapan bilim adamları, reiki uygulayıcılarının, ellerinin yakınından değişik zamanlarda ölçümler almışlardır. Reiki uygulayıcısı, reiki ile çalışmaya başladığı anda, ellerinin yakınında, manyetik alanda dev salınımlar olduğunu gördüler. Bu salınımlar normal zamanda olmayan ya da reiki kullanmayan kişilerde kesinlikle görülmeyen bir güçteydi.  Ortaya çıkan yönlendirilmiş enerji kendisini hem elektrostatik hem de manyetik enerji olarak gösteriyordu. Bu durumda reikinin kuantumsal bir temeli olduğunu ve yönlendirilmiş bir enerjinin bir şekilde hasta kişinin bedeninin manyetik alanını etkilediğini söylemek de mümkündür.

Eğer manevi olarak bütünsel etkisini soruyorsanız, evrende artık her şeyin bütün olduğunu ve atom altı dünyada dolanık olduğumuzu biliyoruz. Bu durumda beni sizden ayıran tek şey sadece benim zihnimdir. Bireysel bilinç ayırım koyar ama evrenin bütünlüğünde hepimiz biriz ve tek bir bütünün parçalarıyız.

Reiki aslında bu bütünlüğü anlamamıza ve bütünün içinde bireysel bilincimizle günlük hayatımıza devam ederken, bütünle bağlantımızı daha fazla hissetmemize yardım eden bir öğretidir diyebilirim. 

Reikinin çalışma mekanizması bilimsel olarak kanıtlanmış bir bilgi midir?

Reiki kanıtlanmış mıdır, sorusuna kesinlikle evet kanıtlanmıştır diyemem. Reiki ile ilgili çalışmalara kuantumsal bir bakışla bakmak gereklidir ve bazı bilim adamları bu konuda çalışmalar yapmaktadır. Özellikle Batı’da reiki tamamlayıcı tıp olarak görülmekte ve bu alanda birçok çalışma yapılmaktadır. Ancak kişisel inancım şudur; dünyada milyonlarca insan reiki kullanmaktadır, çünkü Reiki işe yaramaktadır. Bir gün reikinin tam olarak nasıl çalıştığını bilim açıklayabilir ya da açıklayamayabilir, bu çok önemli değil. Ama her durumda insanları rahatlatan, stresi azaltan, bağışıklık sistemini güçlendiren, yaşam kalitesini yükselten bir etkisi olduğu için her zaman reiki kullanılacaktır diye düşünüyorum.  

İslam ve Reiki başlığı adı altında bir makaleniz var. Niçin böyle bir bakış açısı sunmaya ihtiyaç duydunuz?

Kişisel inançlarımdan dolayı böyle bir şeye ihtiyaç duydum diyebilirim. Öncelikle reiki bir din ya da inanç sistemi değildir. Reiki herkes tarafından kolaylıkla öğrenilip uygulanabilen bir sistemdir, bir tekniktir.

Ancak ben kişisel olarak tasavvufla ve İslam dininin özü ile ilgilenen bir insanım ve Reiki ile çalışırken acaba İslam’da bu konuda bir şeyler bulabilir miyim diye kendime sordum ve tamamen kişisel ve amatörce olarak anlayabildiğim kadar, bulabildiğim, ilgimi çeken ayetleri, sitemin okuyucuları ile paylaşmak istedim. Reiki, bazı doğu teknikleri ya da kuantum zihin teknikleri ile ilgileniyorum. Ancak bunu yaparken kendi dini ve kültürel inançlarımı da korumaya ve ilgilendiğim konularla ilgili araştırmalar yapmayı seviyorum. Yani Reiki ve İslam isimli yazım bir anlamda çok kişisel bir ilgimi paylaşmak için hazırlanmıştır.

İnsan zihninin Reiki’de bir rolü var mıdır? Ve ellerin evrensel enerjiyi bedene aktarmadaki rolü nedir?

Reiki sisteminde zihinsel bir odaklanma söz konusu değildir.

“Biz Reiki'ye akıllı bir enerji deriz. Akıllı olması evrenin şuurunu taşımasındadır. Bu akıl evrendeki her atomda bulunan bir bilinçtir. Bu nedenle Reiki kullanırken işin içine zihinsel bir konsantrasyonu eklemeyiz. Aksine kendimizi tamamen açar ve zihnimizi rahat bırakırız ki, reiki aksın ve yapması gerekeni, evrenin mükemmel şuuru içinde yapsın.

Ellere gelince, tarihteki şifa verme öğretilerinin çoğunda ellerle şifa verme ya da nefesle şifa verme gibi iki tane şifa verme şekli karşımıza çıkıyor. 

Ellerin en önemli etkisi, ellerde iki tane önemli çakra yani enerji merkezi olması ve Reiki inisiyasyonunda bu merkezlerin aktif hale getirilmesidir

Ayak altlarındaki çakralar vardır ve teorik olarak bu çakralar aktif hale getirilirse ayaklarla da şifa verilebilir ama bu pratik olarak pek mümkün olmaz. Ellerle şifa vermek ise hem etkilidir hem de kolaydır. Ayrıca reiki üstatlarının bize öğrettiği de ellerimizi kullanmamızdır. Ancak nefesle şifa vermek,  zihinle şifa vermek, çakraları kullanarak şifa vermek gibi yöntemlerde reiki dışında kullanılmaktadır.

Reiki insanın kendisinin öğrenebileceği bir şey midir; ya da mutlaka bir eğitmen ile bu enerji yolunun açılması mı gereklidir?

Reiki öğrenmek için mutlaka bir Reiki masterın kişiyi inisiye etmesi gereklidir. İnisiyasyon el vermek yani bir yeteneği bir masterdan bir öğrenciye nakletmek demektir. Bu işlem için kişinin mutlaka bir master tarafından inisiye edilmesi gereklidir. Bazen sistem ilk kuran kişiyi kim inisiye etmiş sorularını duyuyorum. Ancak Usui Sensei’nin hayatını, arınmasını, deneyimlerini düşündüğüm zaman kişinin kendi kendisine şifa kanalını temizlemesi için aynı yoldan geçip geçemeyeceğini sorgulamasını istiyorum.

Reiki ile neler üzerine çalışılabilir? Olası tıbbi hastalıklara ek tedavi sağlar mı?

Reiki tamamlayıcı tıp olarak kabul edilir. Tıbbi tedaviyi asla reddetmez, ancak tıbbi tedaviye destek olma işlevi vardır. Kişiyi rahatlatmasını, stresini azaltmasını, kendisini daha olumlu hissettirme özelliğinin olmasını göz önüne aldığımız zaman Reiki her hastalıkta tamamlayıcı olarak kullanılabilir diyebiliriz.  

Reiki enerjisini bedenine alan kişide ne gibi fizyolojik  tepkiler oluşabilir?

Kişi ilk 24-48 saat kendisini daha kötü hissedebilir. Bu tamamen toksin atma süreci ile ilgilidir. Bu sürece bir arınma da diyoruz. Kişi bedenindeki toksinleri atarken daha fazla idrara çıkabilir, ishal olabilir, kendisini halsiz hissedebilir. Bunu antibiyotik kullanmaya başlayan kişilerin ilk 2-3 gün kendilerini daha kötü hissetmesi gibi düşünebilirsiniz. Özelikle terleme, idrara çıkma isteği çok görülebilir. Ayrıca reiki verilirken rahatlama ve gevşeme nedeniyle kişide uyuma da çok görülen bir tepkidir.

Size nasıl ulaşabilirler?

www.reikiturk.com dan ulaşabilirler.



Reiki ve İslam

Yazar: Berna Özcan Demir

Reiki bir din yada inanç sistemi değildir. Dünyada her dinden yada inançtan insan tarafından kullanılmaktadır. Ancak yine de bazı insanların kafasında acaba reiki yaparsam dinden çıkar mıyım? Bu bir tarikat mı? Reiki yapan biri budist mi olur? gibi sorular belirmektedir. Reiki'nin bilimsel yönünün tüm dünyada yoğun olarak araştırılması ve artık Batı'da birçok hastanede reiki uygulanması bu konuda çok daha bilimsel bir bakış açısı geliştirmemizi zorunlu kılıyor. Reiki'nin bilimsel yönünü incelemek için Reiki ve Bilim linkini inceleyebilirsiniz.

Bu bilgilerin dışında acaba çakra,aura gibi kavramlar İslam dininde var mı sorusu son derece ilginç bir konuyu gündemimize getirdi ve bu soruya yanıtları Kur'an-ı Kerimde aradık. İşte yanıtları...

ÇAKRALAR

Muminun (17)

Yemin olsun, biz sizin üstünüzde yedi yol yarattık! Ve biz yaratılıştan/yaratılmışlardan gafil de değiliz.

İnsan bedeninde 7 çakra vardır ve bunların görünümleri girdap gibidir. Yani bedenin üzerinden dışına doğru dönerek uzarlar ve bu uzama adeta bir yol gibidir.

TEPE ÇAKRASI

Tepe çakrası kapalı olanların inançsız ya da manevi değerleri zayıf insanlar olduğu çakra konusunda çalışanlarca bilinen bir gerçektir. 

Bakara (7)

Allah onların kalpleri, kulakları üzerine mühür basmıştır. Onların "kafa gözleri" üstünde de bir perde vardır. Onlar için korkunç bir azap öngörülmüştür.

Tepe çakrası insanın ruhsal deneyimlerini ve ruhsal algılamasını etkiler. "Allah yolunda çarpışanları, kafa gözleriyle kendilerinin iki katı görüyorlardı. " demek tepe çakrasının calışmasındaki farklılaşma ile kişinin algısının değiştiğini ve karşısındakini olduğundan çok daha büyük olarak algıladığını göstermektedir.

Ali İmran (13)

Yüz yüze gelen şu iki toplulukta sizin için bir ibret vardır: Biri Allah yolunda çarpışıyordu; ötekisi küfre batmıştı. Allah yolunda çarpışanları, kafa gözleriyle kendilerinin iki katı görüyorlardı. Allah, öz yardımıyla dilediğini destekler. İşte bunda, gözleri olanlar için gerçek bir ibret vardır.

ÜÇÜNCÜ GÖZ AÇILIMI

Kaf (22)

Yemin olsun, sen bundan gaflet içindeydin. Ama perdeni üstünden kaldırıverdik. Bugün gözün keskin mi keskin.

3. göz çakrasında açılım olduğunda ya da diğer tabirle perde kalkınca kişi enerjileri, elektromanyetik alanları ve maddenin gerçeğini görmeye başlar ve görüş alanı çok genişler.

KALP ÇAKRASI

Mutaffifin (14)

İşin esası o değil! Onların kazanmakta oldukları, kalplerinin üstünde pas oluşturmuştur.

Kalp çakrasındaki blokajlar bir anlamda pas gibi görülürler.

Casiye (20)

Bu Kur'an, insanların kalp gözlerini açacak ışıklardan oluşur. Gereğince inanan bir toplum için de bir kılavuz ve bir rahmettir o.

Kalp gözünü açacak olan ışık, kalp çakrasını temizleyecek ışıktır. Kalp çakrası temiz olan insan tüm insanlığa karşı sevgi dolu, hoşgörülü, merhametli ve fedakar insandır.

Tevbe (14)

Savaşın onlarla ki, sizin elinizle Allah onlara azap etsin, onları rezil etsin. Onlara karşı size yardım etsin. Ve inananlar toplumunun göğüslerine şifa ulaştırsın.

 

"Ve inananlar toplumunun göğüslerine şifa ulaştırsın." Kalp çakrası şifa merkezidir.

AURA

Fatir (27)

Görmedin mi, Allah, gökten bir su indirdi. Onunla, renkleri çeşit çeşit meyveler çıkardık. Dağlardan da yollar var; beyaz, kırmızı, değişik renklerde. Ve simsiyah yollar da var.

 

Fatir (28)

Aynı şekilde, insanlardan, hayvanlardan, davarlardan da çeşitli renklerde olanlar var. Kulları içinde Allah'tan ancak bilginler ürperir. Allah Azîz'dir, Gafûr'dur

Bu iki ayette dağlardaki değişik yollardan, insanların, davarların ve hayvanların değişik renklerde olanlarından söz edilmektedir. Arkasından da "Kulları içinde Allah'tan ancak bilginler ürperir." denmektedir. Bunu anlamak için demek ki bilgin olmak gereklidir. Oysa kasdedilen gözümüzle görülen renkler olsa herkes bunu anlardı bilgin olmaya gerek yok. Ama bilginler insanın gördügünden başka renklerde görmekte ve ürpermektedirler. İnsanın çevresindeki elektromanyetik alan olan aurayı da ancak bu bilgiye sahip olan ve bu konuda çalışan yani bu anlamda bilgin olanlar görür ve bu da bilginlerin yaradılışın mucizesini görüp ürpermelerini sağlar.

Bakara (138)

Allah'ın boyasını esas alın. Allah'tan daha güzel kim boya vurabilir! Biz yalnız O'na kulluk ederiz.

Burada boyadan kasdedilen aura olabilir mi?

                                                       

ENERJİ BOYUTU

Rahman (17)

İki doğunun Rabbi de O'dur, iki batının Rabbi de.

Sadece maddi dünyayı ele alırsak tek doğu ya da tek batı vardır. Ama enerji boyutunu da ele alırsak bunların sayısı ikiye çıkar.

Aynı eterik bedeni astral seyahate çıkan bir insanın fiziksel bedeni için bir doğu ve batı varken, eterik (enerji bedeni) içinde o anda eterik düzlemde bir doğu batı olmasının gibi.

Bu ayetler ilk etapta ilgimizi çekenler. Zaman içinde araştırmalarımızla yeni ayetlerinde ekleneceğine inanıyoruz.


Görsel Derleme: Burçin İvren


Kaynak: www.reikiturk.com

 

 

©

Kopyalama Hakkı: İNDİGO DERGİSİ, her türlü yazı, görsel ve içeriğinin kopyalanmasına, yalnızca web adresinin http://www.indigodergisi.com şeklinde kaynak gösterilmesi suretiyle izin vermektedir. | 2005-2010 © İndigo Dergisi | Telif ve Kopyalama Kuralları

 

| Başka  Paylaş



YAZAR HAKKINDA

Burçin İvren, 1986 Aydın doğumlu. Dokuz Eylül Üniversitesi İlköğretim Matematik Öğretmenliği mezunu. Bir devlet okulunda öğretmenlik yapıyor. Detaylı Bilgi


  Yazara Ait Son Yazılar

 

•  Ruhsal Gelişim Adı Altında Misyonerlik

•  Pazarlanan “Farkındalık”

•  Sporda Zihinsel Hazırlık: Belkıs Kahraman

•  İlk Öğretmenlik Deneyimlerim

•  Seda Diker İle Kuantum Aşkı Yakalama

•  Penceremden Dışarı

•  Sırrın Sırrı

•  Reiki’ye Kuantumsal Bir Bakış

•  Kemal Koçak ve İnsani Gelişim

•  Haluk Berkmen ile Kuantum Fiziği

•  Cüceloğlu ile Gönlünün Muradını Yaşamak

•  Duaydı Tüm Yolculukların

•  Kozmik Bilim Açışından Oruç

•  Karanlık Sokaklarımdan

•  "The Secret" Hatalarına Çok Yönlü Bir Bakış

•  Kuantum Anlayışı ile Maddeden Enerjiye

•  Akupunkturun Bilinmeyenleri

•  Doğu Tıbbında Enerji Meridyenleri

•  Yaratıcı İmgeleme Araştırmaları

•  Şifacı Doktor İnci Erkin

•  Okuyanlarıma Sesleniş

•  Düşünce ve Sözcüklerde Enerji Var

•  EFT Duygusal Özgürleşme Tekniği

•  Enerji & Tıp


Subscribe  Abone Olun



 

 

    

Kategoriler:

Hakkında:

Servisler:

Türkiye   ▪   Dünya   ▪   Bilim   ▪   Sağlık     Kültür Sanat     Çevre   ▪   Eğitim   ▪   Çocuk      Röportaj      Yaşam   ▪   Astroloji   ▪   Foto   ▪   Video

Künye  ▪  İletişim  ▪  İçerik Politikası  ▪  Telif ve Kopyalama Hakkı

İnteraktif  ▪  Reklam  ▪  Arama Motoru  ▪  Arşiv

2005 © İndigo Dergisi