Türkiye   ▪   Dünya   ▪   Bilim   ▪   Sağlık     Kültür Sanat     Çevre   ▪   Eğitim   ▪   Çocuk      Röportaj      Yaşam   ▪   Astroloji   ▪   Foto   ▪   Video

Anasayfa

Künye

İnteraktif

Arşiv

Reklam

Yazarlık

İçerik Politikası

Telif Hakkı

İletişim

İndigo'da Ara

Yazar: Burcu Akar

Düşünce Yansıması Hayatlar

Birçok ünlü düşünür vardır, düşünce üzerine konuşmuş ve bilgi aktarmış olan. Aristoteles gibi; “MUTLULUK, DOĞRU VE GÜZEL DÜŞÜNCELERLE DÜŞÜNEBİLMEYİ BİLMEKTİR.” Ya da Mevlana gibi; “KARDEŞİM, SEN DÜŞÜNCELERDEN İBARETSİN. GERİ KALAN, ET VE KEMİK”.

Belki biraz üstü kapalı belki de açık açık ifade edilen onlarca vecize (özlü söz) bulmak mümkündür, düşüncenin gücü üzerine. Anlatılmak istenen güçse; düşüncenin anı ve geleceği etkileme gücüdür.

Söylendikleri zamanda, ne kadar anlaşılır oldu, gerçekte yatan anlamları, bilemiyorum ama yankılarının günümüze kadar geldiği de su götürmez bir gerçek. Öyle ki günlük hayatımızda, çeşitli amaçlar doğrultusunda kullandığımız anonim (yaratıcısının adı bilinmeyen, şiir, söz, şarkı vs.)  deyişlerin örneklerine sıkça rastlamak mümkün. OLUMLU DÜŞÜN Kİ OLUMLU OLSUN gibi ya da DÜŞÜNDÜĞÜM  (KORKTUĞUM)  BAŞIMA GELDİ gibi. Bilinçli ya da bilinçsizce sarf ettiğimiz bu cümlelerin gerçekliğine ve hayatımızda gelişen bazı olayların bizim elimizde olduğuna oldukça inanırız aslında. Ama aynı zamanda da; tesadüflere ve alınyazısına da inanan bir toplumun çocuklarıyız biz. Sevgiyi bulmak tesadüf, mutluluğu yaşamak tesadüf, hayatın keyfini sürebilmek tesadüf, iyi bir iş bulmak tesadüf… Ve tabi ki;  Mutsuz olmak alınyazısı, sevgiyi kaybetmek alınyazısı, işinden olmak alınyazısı, aldatılmak alınyazısı…  İyi olan her şey tesadüf, kötü olan her şey de alınyazısı.

Hayatı, bir ayna olarak düşünecek olursak, aynada gördüklerimiz kendi düşüncelerimizdir. Hayat aynamıza hangi duygumuzla bakıyorsak, bize geri yansıyan da yine, aynı bakış açımızdaki yansımamızdır. Karşımıza çıkan insanlardan tutun da başımıza gelen olaylara kadar, bize bu aynadan akseden yine bizizdir aslında. Eğer ki siz aynanıza, ağlayarak bakıyorsanız, bırakın hayat aynasını, hiçbir aynanın size gülerek bakmasını beklemeyin lütfen. Çünkü hiçbir ayna size, sizde var olmayanı göstermeyecektir. Başımıza her ne geliyorsa, her ne yaşıyorsak,  bunu biz yaratıyoruz düşüncelerimizle. Daha doğrusu hayatımızın gidişatına düşünce formlarımız yön veriyor.

Evren dediğimiz oluşum enerjiden meydana gelmiştir.  Gördüğünüzden tutun da, dokunduğunuz, kokladığınız, hissettiğiniz kısacası tüm duyu organlarınızla algıladığınız her şeyin bir enerjisi vardır. Enerji dinamiktir. Bize durağan gibi gelen birçok şey gibi, aslında enerji de sürekli hareket halindedir. Bu hareketlilikte bir form oluşturur ve biz enerjiyi değil bu formu algılarız İnsanın da enerjiden var olduğunu düşünecek olursak, ona ait olan her şeyin de enerjiyle iç içe olduğunu düşünmek pek de olasılık dışı olmasa gerek. Evet düşünceler de enerjidir tıpkı ağzımızdan çıkan kelimeler gibi.

Herhangi bir şey hakkında düşündüğümüzde, bir enerji yayarız. Gözle görülmeyen çok şey gibi bizler bu enerjiyi o an için algılayamayız. Ama bu düşünce enerjisi hiç vakit kaybetmeden, bir form olarak toplanır ve bir oluşum yaratır. Ve bu oluşan düşünce formu, kendisine benzeyen çeşitli formları da kendisine çekmeye başlar. Ve bu saye de hayatımızda görünür hale gelir. Çünkü biz o düşündüğümüz duyguyu yaşamımıza çekerek yaşamaya başlarız. Enerji hayattır, hayat bulan bir güçtür. İşte düşüncenin gücü de burada başlıyor           

Eğer ki siz güne; öfke enerjisiyle başlarsanız, düşüncelerinizle oluşan öfkeli düşünce kendine ait bir form oluşturur ve hemen kendine, aynı formdaki bir enerjiyi çekmek için çalışmalara başlar. Tıpkı bir mıknatıs gibi. Bu sayede, gün boyu öfkeli insanlar ve siz de öfke oluşturacak olaylarla karşılaşırsınız. Kıskanç bir insansanız, mutlaka kıskançlığınızı tetikleyecek enerji formlarını hayatınıza çekersiniz. Eğer ki aldatılmaktan korkarsanız aldatılırsınız, eğer ki işinizi kaybetmekten korkarsanız kaybedersiniz, eğer ki hastalanmaktan korkarsanız hastalanırsınız. Ama eğer mutluluğu düşünürseniz mutlu olursunuz, iyi bir iş bulacağınızı düşünürseniz iyi bir iş bulursunuz, günün iyi başlayacağını düşünürseniz iyi bir gün geçirirsiniz.

Bizler düşüncelerimizle, hayatımızda neyi yaşamak istediğimizi planlarız. Oluşan bu formlar da sadık bir hizmetkâr gibi, sonucun bize yarar mı sağlayacağını yoksa zarar mı vereceğini yargılamadan verilen emri yerine getirir. İşte bu yüzden önemlidir düşüncelerimiz. Bu size biraz acımasızca görünebilir. Çünkü kimse acı çekmeyi istemez, bunu biliyorum. Ama bizlere acı dolu deneyimleri yaşatan da yine egolarla oluşturulan düşünce formlarıdır. Ego terimi oldukça geniştir. Kıskançlık, öfke, kendine ve dolayısıyla kimseye güvenmeme, kırılganlık, her türlü korku  (ölüm korkusu, hastalanma korkusu, başarısız olma korkusu, yalnız kalma korkusu, düşme korkusu, parasız kalma korkusu, gelecek korkusu… vs.), sevgisizlik, bencillik, hırs, vs. insan egolarının önde gelenlerindendir. Tabiî ki bunu çoğaltmak mümkün ama bu kadarını yazmak bile insanı yoruyor. Egolar, hayat kalitemizi düşürüp, hayattan zevk almamızı engeller. Bu yüzden ego dolu gözlerle bakılan bir aynadan; gerçek sizi ve yaşamayı umduğunuz mutlu anları göremezsiniz.

Evren de sevgi enerjisinden, frekansı daha yüksek bir enerji yoktur. Bu da ulaşım hızının ne kadar hızlı ve güçlü olduğunu anlatır. Bu yüzden sevgiyle düşünülen bir şeyi yaratmak, olumsuzluklarla düşünülerek yaratılanlardan daha hızlı oluşum sağlar ve hayatımıza anında yansır.

Düşüncelerimizle iyi olanı yaratmak, kötü olanı yaşamaya çalışmaktan daha kolay ve zahmetsizdir.

Yolumuz sevgiyle açık olsun.


Gül düşünürsün Gülistan olursun

Diken düşünürsün Dikenlik olursun

Mevlana Celaleddin Rumi


İyi ya da kötü diye bir şey yoktur. Fakat biz,

düşüncelerimizle, iyi ve kötüyü yaratıyoruz.

William Shakespeare


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Burcu Akar, 1980, İstanbul doğumlu. Anadolu Üniversitesi Turizm Otelcilik bölümünde öğrenim gördü. Staj için gittiği Antalya’ya yerleşti. Sanat ve sporla ilgileniyor. Hayata sadece doğmak, üremek ve ölmek üçlemesi için gelmediğine inananıyor. Bunun üzerine yıllardır kitaplar okuyup, araştırmalar yapıyor. Bu konuyla ilgili bir kitap yazıyor. Detaylı Bilgi


HABERLER

 

 

Manyetik Takla Olası Mı ?


Cumhuriyet, Başkanını Seçiyor


Düşmeyen Gündem Küresel


Isınma

Genetiğimizle mi Oynanıyor?


İnsanı Değiştirecek Genetik Keşif


Süt Gerçekten Besleyici mi?


Sen Bir Meleksin


Tarlabaşı'nda Yaşamak


"7 Ağaç" Anlamlı Hediye


Cinsellik ve Toplumsal Ahlâk


26. Uluslararası İstanbul Film Festivali


Dolmabahçe'nin Fotoğrafları


Hayal Gücünüzün Sınırlarını Zorlayın


Hallac-ı Mansûr'u Anlamak


Neva Makamında Bir Nuck Muay


İndigo Anna

 

denemeler

neyseo

 

KÖŞE YAZARLARI

Arbil Çelen

Deliceleri Kesmeli Mi?


Burcu Özgeçen

Yaratıcı Gücümüzü Kabul Etmek


Volkan Burnaz

Bir Aşkı Kovalamak Gibisi


Burçin İvren

Okuyanlarıma Sesleniş


Beyaz Özbalçık

Pozitivizmin Kadın Üzerindeki Etkileri


Didem Çivici

Savrul Gitsin


Burcu Akar

Düşünce Yansıması Hayatlar


İdil Soyseçkin

Bir Yazı


Burcu Özgeçen

Her ‘An’ Sonsuz Seçimler Barındırır


Funda Umut Pakkal

Esas Kurtuluş(?)


Didem Çivici

Mavi


Burcu Özgeçen

Varlığımın Şimdiki Zaman Hali

 

    

Kategoriler:

Hakkında:

Servisler:

Türkiye   ▪   Dünya   ▪   Bilim   ▪   Sağlık     Kültür Sanat     Çevre   ▪   Eğitim   ▪   Çocuk      Röportaj      Yaşam   ▪   Astroloji   ▪   Foto   ▪   Video

Künye  ▪  İletişim  ▪  İçerik Politikası  ▪  Telif ve Kopyalama Hakkı

İnteraktif  ▪  Reklam  ▪  Arama Motoru  ▪  Arşiv

2005 © İndigo Dergisi