Türkiye   ▪   Dünya   ▪   Bilim   ▪   Sağlık     Kültür Sanat     Çevre   ▪   Eğitim   ▪   Çocuk      Röportaj      Yaşam   ▪   Astroloji   ▪   Foto   ▪   Video

Anasayfa

Künye

İnteraktif

Arşiv

Reklam

Yazarlık

İçerik Politikası

Telif Hakkı

İletişim

İndigo'da Ara

Haber: Gülşen Kaş  | Sağlık Haberleri, İstanbul | SAYI: 23 AGUSTOS 2007

Beynin Dili Nöroterapi

Neden bazı insanlar hep sinirlidir? Bazılarımız laf bitmeden hemen verir cevabı. Kimimiz sabırsız yerinde durmaz. Kimileri dağınıktır ve hep kaybederler eşyalarını, hatta sürekli. Kimileri suskun, kimileri çok konuşur, kimileri ise, dokunduğunuz zaman bile ağlarlar. 

Bu farklılıkları yaratan beynimizin çalışma özelliğidir. Ya doğuştan almışızdır bazılarını, ya da sonradan oluşuvermiştir beynimizde bir şeyler. 

Beynin ön tarafı, insanı hayvanlardan ayıran temel özellikleri yönetir. Dikkat, konsantrasyon, sabır, muhakeme etme, hatalardan ders çıkarma, analitik düşünce, gelecekle ilgili öngörüde bulunma, sağduyu, insanların duygularını anlama, hoşgörü, tolerans, düzenli olma, zamanı iyi kullanma, etkilere uygun tepkiler verme. 

Beynimizin ön tarafında oluşan farklılıklar, karakterimizi belirler. Aslında grinin tonlarıyız bizler. Gri tonu koyulaştıkça hastalıklar ortaya çıkıyor. Renkler normal tonlarda ise normal insanlar sayılıyoruz diyor Nöroloji Uzmanı Dr. Güçlü Ildız.

Röportaj:


Gülşen: Beynin çalışma sisteminden bahseder misiniz?

Dr. Güçlü Ildız: Beyin iki temel özellik ile çalışır. Elektrik akımı ve kimyasal maddeler. İç ve dış uyaranların çoğu, beyin merkezinde bulunan “talamus”a gelir, burada analiz edilir ve tüm beyine elektrik akımıyla dağıtılır. Ulaştığı beyin bölgeleri bilgileri alarak kendi özelliklerine göre çalışmasına yön verir. Elektrik akımı beyin hücreleri içinde iletimi sağlarlar. Hücreler arası iletim ise kimyasal maddeler (nörotransmitterler) ile sağlanır. Hücre içi oluşan bir sorun hem elektrik akımını bozar hem de nörotransmitter yapımını etkiler. Sonuç beyin duyarlılığıdır.    

Gülşen: Nöroterapi nedir ? 

Dr. Güçlü Ildız: Beyinde var olan anormal duyarlılığı düzeltmeyi amaçlayan bir tedavi yöntemidir.

Gülşen: Beyindeki duyarlılığa neden olan şeyler nelerdir?  

Dr. Güçlü Ildız: Öncelikle kalıtım özellikleri. Elimiz yüzümüz anne-babaya benzediği gibi beyin çalışması da bundan nasibini alır. Doğum zorlukları, anne sütü almamak ya da yeterli almamak, ateşli havale geçirilmesi, çocukluk dönemi beyni etkileyen diğer hastalıklar, aile içi eğitim özellikleri ve kafa darbeleri beyin duyarlılığının oluşmasını sağlayan nedenlerdir. 

Gülşen: Beyin duyarlılığı bizleri nasıl etkiliyor? 

Dr. Güçlü Ildız: Duyarlılık, beyin hücre içi çalışmasında olan farklılıklardır. Kişilik özelliklerimizi duyarlılıklar belirler. Her insanda duyarlılık dereceleri farklıdır. Kimi insan genelde çabuk sinirlenir. Nedeni, ilgili beyin bölgesinde duyarlılığının fazla olmasıdır. Diğer tüm kişilik özellikleriyle bu kural örneklendirilebilir. Yukarıdaki nedenlerle oluşan duyarlılık, stres gibi iç ve dış etkenlerle artar ya da azalabilir. Genelde sinirli yapıya sahip insanlar, aşırı sıcakta, üzüntülü durumlarda zaten fazla olan duyarlılığın daha da artmasıyla daha kolay sinirleneceklerdir. 

Başka bir örnek verelim. 30 yaşında aktif çalışan bir kadın. 50 km. sabit hızla giden araba aniden durduğunda beyin bu ivmeli harekete ayak uyduramayıp kendi kafatası içine çarpar. O an hafif bir şaşkınlık yaşanır ve önemli bir şey olmadığı düşünülür. Ya da çekilen beyin MR raporu normal olarak gelir. Ama gelişen duyarlılık, beyni gösteren filmlerde anlaşılamaz. Çünkü sorun yapısal değil beyin çalışmasıyla ilgilidir. Bir kaç ay ya da yıl sonra baş ağrıları, isteksizlik, hayattan zevk almama gibi yakınmalar başlar. Bu durumda hekimin hastayı sorgulaması çok önemlidir. Ne yazık ki bu gibi durumlar çoğunlukla hastalar tarafından da önemsiz olduğu gerekçesiyle unutulmaktadır. 

Hafif ya da şiddetli kafa darbelerinden aylar sonra hipertansiyon, astım, diyabet gibi hastalıkların geliştiği görülebilmekte. Çünkü beyindeki duyarlılığın kafa darbesiyle artışı sonucu vücudun kontrolü de bozulmuş, hastalıklar başlamıştır.  

Gülşen: Bu birçok insanı etkileyebilir mi? 

Dr. Güçlü Ildız: Beynimizin ön bölgesi bize insan olma özellikleri sağlayan bölgedir. Sabır, dikkat, sağduyu, hoşgörü, analitik düşünme, karar verme, yargılama, duyguları ifade etme ve anlama gibi kişinin karakter özellikleri bu bölgenin çalışmasıyla belirlenir. Her kesin beyin ön bölge duyarlılık dereceleri farklıdır. Kişiliklerin çeşitli olmasını sağlayan da budur.  

Eğer duyarlılık çok fazla ise o zaman sabırsız, aceleci, çabuk sinirlenen bir kişilik oluşacağı gibi içine kapanık, duygularıyla hareket eden biri de ortaya çıkabilir. Son yapılan bilimsel çalışmalarda, vücudumuzun çalışmasını kontrol eden ve bu kontrolün bozukluğu sonucu oluşan hipertansiyon, şeker hastalığı gibi hastalıkların ortaya çıkmasını sağlayan merkezin beyin ön bölgesi tarafından kontrol edildiği ortaya çıkmıştır. Bu çok önemli bir konu. İşte Nöroterapi ile beyin ön bölge duyarlılığı azaltılabiliyor. Üstelik bunu sağlayacak bir ilaç ta yok. Kulak çınlaması olan bir hastam vardı. Nöroterapi’den fayda gördü ama hastamın şeker hastalığı da vardı ve seanslar sonunda şeker hastalığı için artık ilaç kullanmasına gerek kalmadı. Çünkü kan şeker düzeyi de normale dönmüştü. Bu da beyin ön bölgesinin şeker hastalığı yaratan beyin merkezini kontrol ettiğini ispatlıyor. 

Gülşen: Nöroterapi ile nasıl tanıştınız? 

Dr. Güçlü Ildız: 4 yıl önce internette karşılaştım ilk defa. Kafa travması sonrası gelişen yakınmalarda çok başarılı sonuçlar alındığına dair bir haberdi. Araştırmaya başladım. Amerika’dan kitaplar getirttim. Sonra Uluslararası Nöroterapi derneğine üye oldum. 2 kez kongrelerine katıldım. Nöroterapi uygulayanlarla tanışma fırsatım oldu. Biri İngiltere, diğeri Hollanda da bulunan Nöroterapi merkezlerinde volünter olarak çalıştım. 2006 yılından bu yana, son 1 yıldır, aktif bir biçimde uyguluyorum.  

Gülşen: Nöroterapi kimlere uygulanabilir? 

Dr. Güçlü Ildız: Migren ve diğer baş ağrıları, epilepsi ya da sara ve çocuklardaki havaleler, hafif zeka geriliği olan çocuklar, uzun süreli olan baş dönmeleri, kulak çınlamaları, tikler, huzursuz bacak sendromu, yaygın vücut ağrılarıyla olan fibromiyalji sendromu, panik atak, depresyon, anksiyete gibi psikolojik bozukluklar, aşırı sinirlilik durumları, uzun süreli olan ağrılar mesela bel, boyun, sırt ağrıları gibi, uzun süreli sindirim bozuklukları mesela kabızlık, barsak tembelliği, ya da irritabl barsak sendromu, ayrıca son yapılan çalışmalar allerjik durumlarda, sinirsel tansiyon denilen tansiyonun inip çıktığı durumlarda nöroterapinin belirgin faydası oluyor. Sonuçta tüm bu sayılan rahatsızlıklar, beyin duyarlılığı sonucu gelişen sinirsel rahatsızlıklardır. 

Gülşen: Uygulama yapmadan önce hastalara test yapılıyor mu? Hangi testler yapılıyor? Hastanın terapi için uygun olması gerekiyor mu? Böyle bir kriteriniz var mı?

Dr. Güçlü Ildız: Evet, tabi. Öncelikle QEEG (beyin haritası) ile duyarlılıkları saptıyoruz. Beynin hangi bölgelerinde çalışmamız gerektiğini öğreniyoruz. Kısaca uzun süreli yakınmaları olan hastalar için nöroterapinin uygun olduğunu söyleyebilirim.  

Gülşen: Nöroterapi uygulaması nasıl yapılıyor?  

Dr. Güçlü Ildız: QEEG ile tespit edilen kafa bölgelerine, diğer ucu nöroterapi aletine bağlı olan 3 adet elektrot adı verilen alıcılar yapıştırılıyor. Mikrofon gibi. Ses yerine beyin elektriğinin oluşturduğu dalgalar ölçülüyor. Ölçümler nöroterapi aletiyle animasyona dönüştürülüp monitörde gösterilerek, aslında olması gereken ölçümleri elde etme konusunda, kişi kendi beyin dalgalarını yönlendirebiliyor. Doğru yönlendirme sonucu çıkan ses, ödül ya da feedback (geri besleme) ile kişinin anlaması sağlanıyor. 30 dakika süren seanslar sonucu beyin öğrendiği yeni ve normal çalışma biçimini unutmuyor. Her 40 seansta bir QEEG ile duyarlılıkların durumu kontrol ediliyor.   

Gülşen: Terapi etkisinin kalıcı olduğunu söyleyebilir miyiz? 

Dr. Güçlü Ildız: Çoğunlukla kalıcı. Tabi bu seansı alan kişinin özelliklerine de bağlı. Ne kadar istekli ve başarılı bir seans geçirirse etkisi de o ölçüde kalıcı oluyor. 

Gülşen: Terapinin etkili olabilmesi için kişinin bu terapiye inanması gerekiyor mu?  

Dr. Güçlü Ildız: Hayır, koma durumunda bile uygulanabilir.  

Gülşen: Nöroterapi’nin etkin olduğu hastalıkların tümüne aynı yöntem mi uygulanıyor? Farklı bir uygulama yaptığınız hastalık var mı?  

Dr. Güçlü Ildız: Temelde aynı yöntem ama her kişinin tedavi protokolü farklı. Çünkü ölçülebilen 40 ayrı beyin dalgası var. 19 ayrı kanaldan ölçüm yapılıyor. Olasılıklar çok fazla. QEEG bu nedenle çok önemli. 

Gülşen: Terapi yapılamayacak olan hasta var mı? Varsa nedeni nedir? 

Dr. Güçlü Ildız: Bebekler. Rahat duramadıkları için.  

Gülşen: Uygulamalar kişiye nasıl etki ediyor? İlk seansta geri bildirim alınabiliyor mu? Ya da hastalığın türüne göre, kaçıncı seansta alınabiliyor?

Dr. Güçlü Ildız: En az 40 seans prensibiyle çalışıyoruz. Her insanın beyin özellikleri farklı. Bu nedenle nöroterapiye verilen yanıtlarda farklı olabiliyor. Zekâ geriliği gibi ciddi duyarlılıklar dışında ilk 40 seans içinde mutlaka faydası görülüyor. Her 40 seansta bir beyin harita çekimi tekrar ediliyor ve seans başarıları saptanıyor ve kaç seans daha gereklidir sorusuna cevap veriyor. Hastalığın durumuna göre 200 seansı bulabiliyor. 

Gülşen: Terapinin beyin egzersizi olduğunu söyleyebilir miyiz?

Dr. Güçlü Ildız: Evet, diyebiliriz. Batıda psikologlar çok yaygın bir biçimde uyguluyorlar. Bildiğiniz gibi 4-5 yıl sürebilen psikoterapi ve psikanalizin kısa süreli bir versiyonu diyorlar Nöroterapi için. Tabi bu psikolojik yakınmaları olan hastalarımız için geçerli 

Gülşen: Epilepsi nedir? 

Dr. Güçlü Ildız: Beyin duyarlılığının bir ürünü. Duyarlılığın bulunduğu yer ve kalıtım özelliklerine göre hastalık tipide ortaya çıkıyor. Epilepsi yerine migren de olabilirdi mesela. Gene duyarlılık yerine göre verdiği belirtilerde farklı olabiliyor. Farkedilemeyen 1 sn.lik dalgınlıklar epilepsi olabileceği gibi sadece yutkunma ile ortaya çıkan epilepsi türleri de var.  

Gülşen: Bu aileden geçen genetik bir rahatsızlık mı? Başka hangi şekilde insanlar bu hastalığa yakalanıyor? 

Dr. Güçlü Ildız: Epilepsi nedenleri ile beyin duyarlılığı nedenlerinin aynı olduğunu görürsünüz. Epilepside genetik etkinin daha fazla olduğu söylenebilir. 20 yaş sonraları başlıyor ise kafa darbeleri ve beyin yapısıyla ilgili yer kaplayan nedenler düşünülmeli.  

Gülşen: Bu anlamda genetik olarak aileden geçen başka rahatsızlıklar var mı? 

Dr. Güçlü Ildız: Beyin duyarlılığının genetik özellikleri olduğu düşünülürse çoğu hastalıklarda da genetik geçişi görebiliriz. Ama tıpta kesinlik yoktur. Olasılıklar üzerinden görüş bildirmekte fayda var. Kimi hastalıklar direkt genetik etkiyle başlarken birçoğu hem genetik hem de diğer etkenlerin varlığında ortaya çıkabilir.  

Gülşen: Ağır psikolojik rahatsızlığı olan kişilere de uygulanıyor mu? (şizofreni)  

Dr. Güçlü Ildız: Bu konuyla ilgili yapılmış başarılı çalışmalar var. Benimde ılımlı bir kaç hastam oldu. Hastalığın şiddeti bu noktada çok önemli. 

Gülşen: Psikolojik bozuklukları olan insanları, terapi öncesinde bir psikologla görüştürüyor musunuz? Bu terapinin etkin olması için gerekli olabilir mi?

Dr. Güçlü Ildız: Psikoloji, beyin çalışması sonucu ortaya çıkar. Amerika BD'nde kimi psikologlar artık Nöroterapi uyguluyorlar.    

Gülşen: Hastalar seanslardan sonra tamamen iyileşiyor mu? Başarı düzeyi nedir? 

Dr. Güçlü Ildız: Başarı beyin özelliklerine göre değişir. Hiç bir biçimde çare bulunamamış hastalara faydalı olduğu düşünüldüğünde bugün ki tıp uygulamaları içinde geleceği parlak olan bir tedavi yöntemi olduğunu söyleyebilirim. 

Gülşen: Beynimizi nasıl korumalıyız? Hangi besinler beyne faydalıdır? 

Dr. Güçlü Ildız: Doğal olan tüm besinler. İşlenmemiş, rafine edilmemiş tüm gıdalar. Bu nedenle ekmek asla temel besin maddesi olamaz. Şeker sadece beynin değil insanlığın önemli bir düşmanı olduğunu düşünüyorum. 

Gülşen: Beyni geliştirmek için neler yapılabilir? 

Dr. Güçlü Ildız: Düzenli spor, doğal beslenme ve okumak  

Gülşen: Yapılan bu çalışmalar IQ düzeyini yükseltebilir mi? 

Dr. Güçlü Ildız: QEEG ile IQ ölçüm ve takibini yapıyoruz. Nöroterapinin olumlu etkisi var.  

Gülşen: Tıptaki son gelişmelerden bahseder misiniz?  

Dr. Güçlü Ildız: Akıl, beyin çalışmasıyla ortaya çıkar. Hastalıkları vücudun patronu beyni göz ardı ederek tedavi edemezsiniz. Son 10 yılın bu şekilde özetini yapabilirim. www.beyindoktoru.com adlı sitemde ayrıntılı bilgileri okurlar bulabilirler.

Gelecek sayı: Beyin sağlığı için çok önemli ipuçları


Biyografi: Dr. Güçlü Ildız: 14 Ekim 1965 doğumluyum. Çukurova Ün. Tıp Fakültesi mezunuyum. Ankara Hastanesi Uzmanlığımı aldım. (1998) 7 yıllık uzmanlık sonrası yapılan tedavilerin aslında bir işe yaramadığını düşünüp arayışa girdim. 3 yıl önce Nöroterapi yöntemini internet aracılığıyla tanıdım. Önce 2 yıllık teorik sonra da  1 yıl önce Amerika, İngiltere ve Hollanda eğitim ve deneyim turunun ardından Osmanbey’de bulunan Medİstanbul kliniğinde Nöroterapi uygulamaya başladım. 

İletişim: 0212, 296 48 48 / 0212 669 11 98 / 0555 566 97 07

Web: www.beyindoktoru.com

Paylaş

  Yazara ait son yazılar

 

• Romatizma Genç Yaşlı Herkesi Etkiliyor

• Yüksek Kolesterol, Kalp Hastalıklarına Davetiye Çıkarıyor

• Solunum Yolu Hastalıklarına Dikkat!

• Meme Kanserinin Erken Teşhisinde Kendi Kendine Muayene

• Neurofeedback Tehlikeli mi?

• Meme Kanserinde Erken Teşhis “Hayat Kurtarıyor”

• Diyabetli Çocuklara Yaz Kampı

• Sigara mı Sağlık mı?

• Farklı Tedavi Yöntemleri ile Alt Islatmaya Son

• York Testi: Gıda Intoleransı: Yedikleriniz sizi hasta ediyor olabilir mi?

• Liposuction Zayıflatma Değil, Bir Şekillendirme Ameliyatıdır!

• Şizofreni Hastalarına Umut Doğdu!

• Çocuklarınızı RS Virüsüne Karşı Koruyun!

• Doğmamış Çocuğunuzu “Otizm”e Karşı Koruyun!

• Çocuğunuzu Pnömokoktan Koruyun!

• Astım Tehlikesi

• Homeopati: Benzeri Benzer ile Tedavi Etmeli

• Sağlık Kaynağı Çim Suyu

• Hipotroid Kilo Vermeyi Engelliyor!

• Tiroid Hormonu Geleceğinizi Etkiler!

• Tiroid Hastalıkları, “Düşüğe” ve “Bebekte Zeka Geriliğine” Neden Oluyor!

• Domuz Gribi Dünya Salgını Haline Gelebilir

• Kolon Kanseri Erken Teşhis Edildiğinde Tedavide Başarı Oranı Yükseliyor

• Kalp, Damar ve Şeker Hastaları Bayram Yemeklerine Dikkat!

• Mide Kanseri Erken Dönemde Ameliyatla Yok Edilebiliyor

• Mide Rahatsızlığı Olanlar Oruç Tutarken Dikkat!

• Böbrek Kanser Hücrelerini Öldüren Molekül

• Çocuklarda Yaz Hastalıklarına Dikkat!

• Kuş Gribi Aşısı Geliyor

• Yaz Zatürresine Dikkat!

• HPV Aşısı “Gardasil” Tehlikeli mi?

• Hazır Gıdalardaki Gizli Tehlike 

• Canlı Kemik Nakli - 2

• Canlı Kemik Nakli - 1

• Ölü, Ölü Değilse?

• Mikroçip ile Kanser Hastalığı Erken Teşhis Edilebilecek

• Kadın Sağlığı


  En içok okunan yazılar

 

 

 

 Sosyal Medya

 ▪ İndigo Dergisi'ne Abone Olun

 ▪ İndigo İnteraktif'te Sohbete Katılın

 ▪ Twitter'da takip edin

 ▪ Facebook'ta takip edin

 

 

 

    

Kategoriler:

Hakkında:

Servisler:

Türkiye   ▪   Dünya   ▪   Bilim   ▪   Sağlık     Kültür Sanat     Çevre   ▪   Eğitim   ▪   Çocuk      Röportaj      Yaşam   ▪   Astroloji   ▪   Foto   ▪   Video

Künye  ▪  İletişim  ▪  İçerik Politikası  ▪  Telif ve Kopyalama Hakkı

İnteraktif  ▪  Reklam  ▪  Arama Motoru  ▪  Arşiv

2005 © İndigo Dergisi